Çarşamba, Mart 10, 2010

Site içi ve Web arama

Sesiyle Cihan'a Dokunan Kadın

birsen-tezerTürk Sanat Müziği ve cazı kariyerinde harmanlayan Birsen Tezer, Kalan Müzik etiketli ilk albümü Cihan ile gündemde.

Birsen Tezer, alışılageldik, sıradan yorumculardan değil. Değil, çünkü öncelikle billûr sesi buna müsait değil. Hani derler ya, ′kadife yumuşaklığında′. Sonra aldığı eğitim, görgüsü, hayata bakışı buna haliyle elvermiyor. Tezer, ilk olarak liselerarası müzik yarışmalarında sergilediği performansını, daha sonra aldığı Türk Müziği Devlet Konservatuvarı eğitimiyle disipline ediyor. Profesyonel müzik yaşamını önceleri tek gitar ile sürdürürken, şimdilerde grup ′sound′una yönelmiş. Başta Bülent Ortaçgil olmak üzere, İlhan Şeşen, Gürol Ağırbaş gibi isimlerle çalışma şansı bulmuş Tezer.
Hani derler ya, demlene demlene bugünlere erişmiş biri o. Bir siyahi gibi başarıyla caz söyleyip, hemen ardından eline kanununu alarak, insanı Dersaadet zamanlarına götürebilen ender sanatçılardan biri aynı zamanda. Özellikle de, Ortaçgil′e saygı albümündeki Çığlık Çığlığa parçası, çok ama çok farklı bir üslûba sahip. Şimdilerde Kalan Müzik′ten çıkan Cihan albümüyle gündeme gelen Tezer, soruları cevapladı.

- Albümün adını neden ′Cihan′ koydunuz?
-
Aslında bana göre içinde birden fazla anlam taşıyan bir isim Cihan. Kaybettiğim ve kazandığım insanlardan tutun da, içinde üretebilmenin hazzı ile tekrar nefes aldığım bir dünyayı ifade etmekti belki de bu ismi koymaktaki amaç. Fazla düşünmeden, zaten içimde hep var olan, ama bulduğumda içime sinen, sevmiş olduğum...

- Projelerim var diyorsunuz, nedir bunlar?
-
Öncelikle şunu belirtmem lâzım, ortaya çıkan bu albüm sadece bana ait değil. Beş ayrı müzisyenin birikimi, fikirleri ve katkıları ile ortaya çıkmış bir projedir (Tunç Öndemir, Mümtaz Solmaz, Ahmet Özbilen, Emre Tankal). Arkasında durmaktan çekinmediğimiz, içimize sinen ve bizce "oldu" dediğimiz bir proje. Henüz elimize aldığımız, bu kadar uğraş ve emek gerektiren bir üretimin hemen ardından "projelerim var" demek yeterince garip değil mi? Ama akabinde, tabi ki düşünülecek, üretilecek bir sürü alternatif melodi, söz, tarz ve usûl kafayı kurcalayacak, gün ışığına çıkmak için ruhu zorlayacaktır. Öğrenmenin, merak etmenin, dinlemenin, üretmenin sınırsızlığında yürüyoruz. Hissettiğimiz müddetçe müzik de olacaktır, kendimizce...

- Bülent Ortaçgil gibi bir müzisyenle çalışmak nasıl bir duygu? Birikimlerini paylaşıyor mu?
-
Ortaçgil, yazdığı gibi yaşayıp, yaşadığı gibi yazan nadir özgün insanlardan biridir benim için. Hiç yanıltmayan sözlerine ve kaybolmaktan korkmadığım müziğine, bütün duvarlarımı yıkabildiğim bir ozan. Hakkında böylesine hissettiğim Bülent Ortaçgil′le çalışmak her zaman muhteşem olmuştur benim için. Albümde iki parçasını yorumlamak istediğimizi söylediğimde, bunun bize kalmış bir şey olacağını söyleyerek yanımda olduğunu zaten belli etmişti. Buradan da anlaşılacağı üzere şartlar uygun olduğu takdirde paylaşıma kapalı bir insan olmadığı bellidir sanırım.

- Roman, hikâye, şiire bayılırım diyorsunuz. İlginizi çeken özel bir şair var mı?
-
Şiir seven insan tek bir şairle yetinemez bence. Hatta öyle bir açlık vuku bulur ki, hepsini keşfetme paniği ile hep başka isimlerin peşinde koşar bulursun kendini. Ve daha önce okuduğun şairlerin diğer kitaplarını elde etme telaşı da cabası. Ama şu aralar Ahmet Telli ve Turgut Uyar ile fazla haşır neşir olduğumu söyleyebilirim. Bir de yeni nesil şairlerden Kadri Karahan′ın şiirleri oldukça etkiliyor beni.

- Bir kadın sanatçı olarak , dünyada ve Türkiye′de hemcinslerinizin başını çektiği sosyal hareketleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
-
En başta şöyle düşündüm; neden biz kadınlar bu tip hareketler içerisinde bulunmak durumunda kalıyoruz? Halbuki saygı görmek ve saygı duymak var değil mi, insan insana...Yanlış giden şeyler doğruların o kadar kat be kat üstünde ki, nereyi tutsan elinde kalma durumu var. Eğitimsizlik, gelenekler, güç eşitsizliği, ataerkil toplum ve cinsel paratonerlik derken... halledilmesi gereken pek çok şey çıkıyor karşımıza.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Reklam Alanı

NOSTALJİK 45 LİKLER

nostalji

Unuttuklarımız arasında yeniden hatırlamaya değer olan Türk pop ve rock müziğinin temellerinin atıldığı 60’lı, 70’li ve 80'li yıllardan bulunması zor 45'likler, taş plaklar... Nostaljik müziğin tutkunları için şifa niyetine olan Nostalji bölümüzde kendinizi bir zaman tünelindeymiş gibi hissedeceksiniz...Özlem duyduğunuz eski listebaşı şarkıları tekrar dinlemek için ...

World Music Center

World Music Center

Gündelik hayattaki popüler müzik tarzlarından bunaldıysanız, müzik kanalları artık size kabak tadı veriyorsa bu bölüm tam sizler için. Müziğin evrensel dilinde dünya milletlerinin yerel müziklerinden bu kültürel zenginliği tatmak isteyenler için sizleri world music center'a davet ediyoruz. Klasik, senfonik, caz, latin, balkan, flamenko, sufi, enstrumantal, new age, lounge, meditarrian, andalousian, klezmer, fado vs ...

DÜNYA SİNEMASI

nostalji

Hollywood, Avrupa ve Dünya sinemasından en seçkin örnekler,özellikle büyük festivallerde ödül kazanan ve bulmakta zorlanacağınız filmler yer alıyor bu bölümüzde. Hollywood'un seçkin yapımlarıyla birlikte Fransa'da Almanya'ya, İtalya'dan Rusya'ya, Asya'dan Arap ülkelerinine, Uzak Doğu'dan Balkan ve Doğu Avrupa ülkelerine dünyanın her tarafından önemli yapımlar bu bölümle toplandı

Hakkımızda...

Allaturca.net herhangi bir ticari kaygı taşımayan, tamamen gönüllü üyeler tarafından meydana gelmiş bir sosyal forum ve paylaşım sitesidir. Amacımız mümkün olduğunca popülerizmden uzak, kaliteli ve seviyeli paylaşımlarla kültürel birikimlerimizi arttırmaktır. Allaturca ile paylaşımın keyfine varmak için, foruma üye olarak sayfalarımızda küçük bir geziye çıkabilirsiniz.

www.allaturca.net
"Kalitenin Buluştuğu Nokta"